Fringe Replikleri

fringe-wallpaper_1440x900[1]

 

 

Ancak IQ’nuz benden daha yüksekse ne düşündüğünüzle ilgilenirim.

Kendimizi olduğuna kabullendirdiğimiz sınırlar dışında hiçbir sınır yoktur.

Seninle geçirdiğimiz zamanlar çalıntıydı. Seninle olmak için kaderi değiştirdim. O kadar süre birlikte olmamamız gerekiyordu ama olduk. Ben o zamanları dünyalara değişmem. Sana veda etmek istemiyorum. Diyeceğim şu ki, seni seviyorum oğlum.

Tanrı’nın konumu ile kendi konumumuz arasındaki farkı ortadan kaldırmaya çalışmak, her bilim adamının başına gelebilecek bir tehlikedir.

Çaresizce özlemini çekmenin, ne kadar korkunç bir şey olduğunu bilmiyorsun.

Peter: Kalbi durdu. Ne yapacağım?
Walter: Kokainin var mı?
Peter: Tabii ki yok!
Water: Kötü oldu o zaman.

Birinin yanında olmak ve onun seni bırakmayacağına güvenmek cesaret ister.

Sadece en ileriye gitme riskini alanlar, nereye kadar gidebileceklerini bilirler.

Bazen gerçekleri, yalnızca aklını imkansıza açtığında bulabilirsin.

- Ya sana senden nefret ettiğimi söylersem
+ İnanırım.
- Senden nefret ediyorum.
+ İnanırım dedim. Uzun zamandır kimseye inanmadım.
- Çok yalnızsın.
+ Ama hala hayattayım.

Sanki birileri deneyler yapıyor ve bütün dünya onların laboratuarı.

 

İşin gerçeği delilik için bir tedavi yok, bu sadece bir hayal. Delilikten kurtulmak için geçilen yollar çetrefillidir. Sadece en şanslıları, esas dünyaya giden yolu aşağı yukarı bulurlar.

- Bira ister misin?
+ Saat sabahın 6 buçuğu.
- Ama bütün gece ayakta kalırsan zaman sadece anlambilimcilerin derdi olur.

Behzat Ç. : Bir Ankara Polisiyesi

behzat-c

 

 

Selim: Amirim size bir paket geldi. (sallıyor)
Behzat Ç: Ne paketi ya la o?
Selim: amirim bomba olabilir mi, bomba imhayı çağırayım mı (sallamaya devam ediyor)
Behzat Ç.: La oğlum sen salak mısın?
Selim: ??
Behzat Ç.: İnsan bomba olduğundan şüphelendiği paketi sallar mı?

Harun: Oğlum ben kendimi liseye kadar gerizekalı zannediyordum la.
Hayalet: Nasıl la?
Harun: Vallahi bildiğin gerizekalı zannediyordum.
Hayalet: Nasıl olum?
Harun: Benim derslerim filan çok iyi değildi,eve gelirdim bide babam bana fırça kayardı.
Hayalet: Eee sen şimdi polis olduktan sonra mı gerizekalı olmadığını anladın?
Harun: Öyle oldu vallahi.
Şimdi kolejde matematiğim filan iyi değildi ben gerizekalıyım diyordum. Baktım ben cinayetleri çözüyorum ben gerizekalı değilim dedim.

Savcı Esra: Niye geldin?

Behzat: Sen niye ağladın?

Savcı Esra: Geçti gitti boş ver..

Behzat: Çık çık çık… Geçmedi gitmedi, sen niye ağladın?

Savcı Esra: Behzat sen akıllı bir adamsın ama konu kadınlara gelince biraz salaklaşıyorsun galiba.

Behzat: Hee.

Savcı Esra: Ben sana diyorum ki adamlar gelip seni alacak, gideceksin. Bu işin sonu yok! Belki senelerce tutuklu kalacaksın, ne zaman döneceğin belli değil, senin umurunda değil. Ağladım… Çünkü seninle konuşamadım. Ağladım, çünkü sen beni görmüyorsun. Ve ben seni seviyorum.

Behzat: Ama ben bunu bilmiyordum.

Savcı Esra: Bilmiyorsun… Tabi nereden bileceksin. Sen ancak birisi öldüğünde duygusal yaklaşıyorsun. Senin duygu radarına girmek için illa ölmek mi lazım Behzat?

Behzat: Yok, hayır. Yapamam ben.

Savcı Esra: Haklısın. Cesaretin olmadan ne yapacaksın ki? Hayatımda tanıdığım en korkak adamsın. Herkese meydan okuyorsun ama kendi duygularından korkuyorsun. Geçmişe saplanıp kalmışsın. En büyük felaketler senin başına gelmiş dimi? En büyük acıları sen çekmişsin, ben hiç bir b.k bilmiyorum ki. Acı nedir? Bilmem. Yalnızlık nedir? Bilmem. Dünyanın ekseni kaydı Behzat, 12 cm yerinden oynadı sen bana 1 cm bile yaklaşmadın! Saplantılısın…

Behzat: Hee, ne güzel söyledin. Saplantılıyım ben. Benden bir b.k olmaz, biz seninle hep kavga ederiz, mutsuz oluruz biz seninle.

Savcı Esra: Mutsuz olalım, ne var! Biz de mutsuz oluruz. Ben seninle mutsuzluğa da varım.

Kaybedenler Kulübü Replikleri

wallpaper2_1[1]

 

 

 

İyi geceler Sayın Dinleyen sizinle yatmış mıydık?

Cevabı olmayan herhangi bir şeyin sorusu da olmaz zaten sayın dinleyen. Sorular sadece cevabı duymak isteğiyle var olurlar.

Kaybedecek bir şeyinin kalmaması, özgürlük galiba.

Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?

Bazen büyük farklılıklar insanları birbirine daha da yakınlaştırır.

Yalnızlıkla öyle güzel dalga geçiyordunuz ki; sonraki akşamınınkini de dinleyeyim ondan sonra yaparım, dedim. Farkında olmadan baktım ki, sürekli sizin programı bekler oldum. Beklerken de bir baktım ölmeyi unutmuşum.

 

Hiç aradığın şeyi bulduğunda, bulduğun şeyin aradığın şey olup olmadığına dönüp baktın mı ?

+ Yıl 1917 falan viyanadayız.
- Işte bizim Karl var
+ Kral mı?
- Karl!
+ Kral diyoruz işte biz ona, Sakallı ışte.

Yeryüzünde sana en uzak nokta aslında sırtındır.

Bunca insan yalnızken neden bunca insan yalnız. Madem hepimiz yatıyoruz neden yalnız yatalım?

Kadınların özelliği ne biliyor musun?
Seni sen yapan özelliklere âşık olup sonra senden o özellikleri almaya kalkıyorlar.

Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.

İnsan karar vererek aşık olmaz. Sadece bir bakar, olmuş.

-Yaşlı bir Kızılderili ne kadar yanılabilir?
+Bazen yanılabilir.
- Bazen susar.
+ Bazen konuşmak ister.
- Bazen dinlemek ister.
+ Bazen yalnız kalmak ister.
- Bazen arkadaş ister.
+ Bazen gitmek ister.
- Gider bazen.
+ Bazen gidemez.
- Bazen hiç gidememekten korkar.
+ Bazıları sonsuz neşeye dolar.
- Bazıları sonsuz geceye.
+ Bazen ölürsün.
- Bazen ölemezsin.
- Bazen bütün koşullar uygunken bile ölemezsin.
+ Bazen kendinden uzaklaşmak ister insan.
- Bazen gidersin, sırf dönebilmek için.
+ Bazen ağlarsın bayağı.
- Bazen ağlayamıyorsun bayağı bayağı.
+ Bazen içiyorsun, bazen çok ama çok fazla içmek istiyorsun da …bazen sen zaten içmeye gidiyorsun.
- Bazen Acıbadem’den bir taksiye biniyorsun, Kadıköy diyorsun.
+ Bazen yüzüne bile bakmıyor.
+ Bazen bir kadın geliyor oturuyor karşına… ve ağlıyor.
- Kadınlar hep ağlıyor.
+ Bazen bir kadın sana… “En çok korktuğum şey, bir kadının göz yaşıdır” diyor, kendi adına.
- “Eğer çok sevdiysem” diyor… “Eğer çok sevdiysem…”
+ Oysa bilmiyor ki, sevmek de bir… An’a ait.
- Her şeyin başı su.
+ Felsefenin de.

- Üff eski sevgilimi hatırladım ya.
+ Hangisini?
- Ya,işte onu hatırlıyamadım…

Bazı insanlar aile kurmayı öğrenirler. Yani buna değer verirler. Bazıları ise başka bir takım şeylere, değer verirler. Onlara değer verirken niye değer verdiğini düşünmez birey, toplum için erimiş olan birey. Toplum koleje girmeyi bir değer olarak sunduğu için artık o kişiliğini yoksayma halidir. Koleje girmek için yarışır, üniversiteye girmek için yarışır, iyi bi işe girmek için yarışır, güzel bi kadınla evlenmek için yarışır. Devamlı bir yarış ve kazanma zorunluluğu.

-Naber?
+Standart.
-Allah standarttan ayırmasın.

- Nasılsın?
+ Standart.

İnanın burda sizlerle beraber sabah kadar kalıp program yapmak isterdik ama kabul edersinizki bizim de bir sex hayatımız var.

- Geçen cumaya gittim.
+ Ne zaman?
- Salı. Ben hep salıları giderim, daha sakin olur.

yol zamanın bi fonksiyonu değildir. hız , yolun zamana bölünmüş halidir. ivme ve sürtünme katsayısı bizi ilgilendirmez. yolda olmak bi hıza sahip olmayı gerektirir. aksi durum , yolda durmaktır.

durmak , sıkıcıdır ..

yolda durmak , yolda olmak anlamına gelmez .. yolda durmak , yolda durmak anlamına gelir ..

yolun bittiği yerde durulmaz ,.. ya önce durulur , ya durulmaz ..

bazen yolun kenarından renksiz duru sular akar. o sularda balık da vardır. yolun yardığı tepelerin biri yeşil toprak , diğeri bej olabilir.

su , aktığı yerin rengine bürünmez. ama , sana öyle gelebilir.

ayrıca .. yol ,

bitmez ..!!

o , labirentin duvarıdır ..

evet , yol .. asla bitmez ..

Supernatural Replikleri

Winchester[1]

Dean: Kahretsin, polisler.
Sam: Onlar sadece işlerini yapıyorlardı.
Dean: Hayır, bizim işimizi yapıyorlardı, tek bilmedikleriyse bunda berbat oldukları.

Dean: Zombi kaleme benziyor bu Sammy.

Dean: Ah, affedersin!
Sam: Tamam, sessiz ol.
Dean: Sessiz mi olayım? Önce sen sessiz ol!

Sam: Dean, Andy Impala’yı almış!
Dean: Biliyorum! İstedi, ben de verdim.
Sam: Ne yaptın?
Dean: Beni Obi-Wan’ladı. Zihin kontrolü, oğlum!

Dean: Hemşireleri bile ateşli olmayan bir hastenede ölmem ben.

Sam: Uyuyakalmama neden izin verdin?
Dean: Çünkü ben harika bir kardeşim. Rüyanda ne gördün?
Sam: Lolipoplar ve baston şekerler.

Ajan Hendrickson : Komik olduğunu sanıyorsun.
Dean : Sevimli olduğumu düşünüyorum.

Dean : “Kutuda ne var?”
Brad Pitt, Se7en, değil…

Dean : Sağlam parti.
Ben : Dostum, bu acayip tatlı ve bu zıplama platformu bir efsane.
Dean : Evet, oldukça harika.
Ben : Başka neler harika biliyormusun? Fıstıklar, sanki dışarıda ateşli fıstıklar şehri var.

Dean : Lanet bir kurbağayı hayatta öpmem…

Sam : Cinderella’yı hatırlıyor musun? Balkabağı arabaya, farelerde ata dönüşür.
Dean : Dostum, daha yumuşak olabilir miydin? Buna cevap verme…

Dean : Dostum, daldın gittin ve bazı ciddi mutluluk sesleri çıkarıyordun. Rüyanda kimi görüyordun?
Sam : Ne? Kimseyi, hiçbişeyi.
Dean : Hadii, bana anlatabilirsin. Angelina Jolie?
Sam : Hayır!
Dean : Brad Pitt?
Sam : Hayır, hayır!

 

Dean : Ve?
Sam : Ve ne?
Dean : Filmlerdeki gibi havalı görünüyor muydum?
Sam : Altına işedin…
Dean : Tabiki altıma işerim. Bir insana araba çarpınca, idrar torbasını tutabileceğini mi düşünüyorsun? Hadi ama!

Dean: Tamam tamam. Bu akşam kapandıktan sonra gider bir göz atarız.
Sam: Bekle..Nasıl? Hayır!
Dean: Niye ki?
Sam: Ehm..Şimdi gidelim, hemen şimdi. Mesai saati, ne güzel, kalabalık da..
Dean:Tanrım, kaçığın tekisin.

Sam: Çocuklar harika.
Dean: Evet,çocuklara bayılırım.
Sam: Gerçekten tanıdığın üç çocuğun ismini versene.
Dean: …

Dean: Merhaba, ben John Barnom.
Adam: Led Zeplin’nin davulcusu değil miydi?
Dean: Wow, harika. Klasik rock hayranı.

Bobby: Evli çiftler gibisiniz.
Dean: En azından onlar boşanabiliyor, biz siyam ikizi gibiyiz.
Sam: Onlara yapışık ikiz denir.
Dean: Gördün mü !

Dean: Tavuk o kadar da kötü değil.
Sam: Harika, benimkini de bitir.

Mahkum Sam’e: Benimsin bebeğim.
Dean: Merak etme sam, seni sigara karşılığında satmayacağım.

Sam: Evet eğer Castiel iyileşmezse yapmak zorunda kalabiliriz. O iyi mi?
Dean: Neye benziyorum melek doktoru bir bayana mı ?

Sam : Sen, sarhoş musun ?
Cass : Hayır…Evet !
Sam : Noldu sana böyle peki ?
Cass : İçki satan bir yer buldum.
Sam : Ve ?
Cass : Ve içtim !

The Vampire Diaries Replikleri

cast-vampire-diaries[1]

Elena: Katherine eve girmişti. Bu davet edildiği anlamına geliyor. Ne yapacağız?
Damon: Taşının.

Stefan: Sende kimseyi kandıramıyorsun. Onu hala seviyorsun.
Damon: Seviyorum. Onu senden adil bir şekilde alabileceğimi düşünmüştüm. Beni istemedi. Herkes için daha iyi. Kötü adam olmakta daha iyiyim zaten.

Damon : Neden bana bu kadar kötü davranıyorsun ?
Lexi : Kendinle tanıştın mı ? Kibar biri değilsin.

Stefan: Sen çıldırdın mı?
Damon: Belki biraz. Problem istemiyorsanız uzak durun.

 

Damon: Tutuştun. Futbol takımının kaptanı tarafından reddedildin. Ergenliğe hoşgeldin.
Rebekah: Kapa çeneni Damon. Onu öldürmeliydim. Annem izin vermedi.
Damon: Asla insanlrın sana ne yapman gerektiğini söylemesine izin verme. Zaten onları saniyesinde kırarsın.
Rebekah: Nazik olamayacağımı mı söylüyorsun?
Damon: Hayır. Sadece biraz daha dayanıklı birini bulmanı söylüyorum.
Rebekah: Kim öyledir acaba?

Damon : Çok fazla düşünüyorum, bir kerede çok fazla şey yapmaya çalışıyorum.
Bu benim en zayıf noktam.

Elena: Stefan?
Damon: Daha iyisi. Ben varım.

Elena: Stefan’ın orada olacağını nerden biliyorsun?
Damon: Rüyamda gördüm. Çırılçıplaktım. Görsen bayılırdın.

Elena: Ondan korkuyor Damon. Yüzünden okunuyordu. Bence biraz onu kız triplerine sokmam gerekiyor.
Damon: Dikkat et o seni tekerlekli sandalyeye sokmasın.

Alaric:Beni öldürdün.
Damon:Beni kızdırmıştın!
Alaric:Öldürdün beni!
Damon:Ric, Çok üstüne alınma acelem vardı da.

Breaking Bad Replikleri

breaking-bad-300x187[1]

 

This is not meth!

Marijuana içmek, Cheese Doodles yemek ve masturbasyon yapmak benim kitabımda “plan” olarak geçmiyor. (Walt)

Yani bir planın var mı ? Evet Mr. White! Evet, Bilim! (Jesse)

Doctor: Mr. White? Mr. White?
Walter: Yes?
Doctor: You understood what I’ve just said to you?
Walter: Yes. Lung cancer. Inoperable.

You know the business and I know the chemistry. (Walter)

“Better Call Saul”

Sorumluluklarım olmak zorundaysa kanun kaçağı olmamın ne anlamı var ? (Jesse)

Jesse: [Walt'ın elinde tuttuğu şapkaya bakarak.
Walt: Ellerinde sadece bu vardı.
Jesse: O zaman başka bir mağazaya gidersin. Eğer ellerinde sadece bu varsa yanlış yerdesindir.

 

Seni sikeyim, ve o kaşlarını da! (Walt)

Skyler: Bu nereden çıktı ? ve neden bu kadar iyidi ?
Walter: Çünkü yasadışıydı.

Kemoterapi ve marijuana birlikte elmalı turta ve Chevrolet gibidir. (Marie)

Walter: [Elinde bir bakır tel tutarak] Ve şimdi, bu güzel akımı iletmek için ne kullanacağız, hı ? Akla hangi element geliyor ?
Jesse: Ooooo, tel.
Walter: (…) Bakır.

Spartacus Replikleri

spartacus-3[1]

 

“Kill Them All!”
” Bir insan ölünce her şeyini kaybeder ama bir köle ölünce sadece acılarını kaybeder. “(Spartacus)
Batiatus: Karını tekrar görmek için kaç adam öldürürsün?Spartacus: Hepsini öldürürüm.
Varro : There is no choice….(Seçenek yok.)
Spartacus : There is always a choice..(Her zaman seçenek vardır.)
Varro : Not this time.. (Bu kez değil.)
Belki bu dünyada kimse için huzur diye birşey yoktur. Ama biliyorum ki, yaşadığımız sürece kendimize dürüst davranmamız gerekiyor.(Spartacus)
Ölüm hepimizin kapısını çalacak. Bir daha kafamı bozarsan, senin kapını erken çalar.(Spartacus)
Hayatına değer veriyorsan asla bir gladyatörü uyandırma! (Spartacus)

Bir köle efendisini öldürmek isterse tüm köleler ölür. (Mira)

Spartacus: Kader genelde insanı sevdiğinden uzaklaştırır, acı duyması için..
Pietros: Geri de kalmak da aynı acıyı veriyor..(Barcanın ölümü sonrası)

Her zaman yaşamak için bir neden vardır (sura)

” Sadakat, eğer onu taşıyacak gücü yoksa insana çok ağır gelebilir. Sadakatini taşıyamaz olduğunda kolunu dayayacağın omuzlar benimki olacaktır” (Solonius’dan, Ashur’a)

Game of Thrones Replikleri

Game-of-Thrones[1]

İnsanların ‘ama’ kelimesinden önce söylediklerinin hiçbir önemi yoktur.

+ Onlara bunu yapan her neyse bize de aynısını yapabilir. Çocukları bile öldürmüşler.
- Çocuk olmamamız iyi bir şey o hâlde.

+Babam hergün yatağa korkuyla girip korkuyla çıktığını söylerdi.

-Korkan biri nasıl cesur olabilir ki?

+Bir insan sadece o zaman cesur olabilir.

Güneye kaçmak istiyorsan kaç. Ama kaçarsan kelleni uçururlar. Tabii önce ben seni yakalamazsam.

- Deli bir adam görmek istediğini görür. Kralın Sağ Kolu sen olmalısın.
+ O onura sahip olmasam da olur. Onların günleri çok uzun hayatları çok kısa oluyor.

Saçının ne kadar uzun olduğunu görüyor musun? Dothrakiler savaşta yenildiklerinde tüm dünya utançlarını görsün diye saç örmeklerini keserler. Khal Drogo şu ana dek hiç yenilmedi.

 

Tüm cüceler, babalarının gözünde birer piçtir.

- Kabul ettiğiniz takdirde unvanınız şerefine bir turnuva yapılacaktır. Sizinle orada karşılaşmak güzel olur. İyi bir rakip bulmak zorlaştı artık.
+ Ben turnuvalarda dövüşmem.
- Öyle mi? Bu işler için yaşınız geçti mi?
+ Turnuvalarda dövüşmem çünkü bir adamla gerçekten dövüşeceğim zaman neler yapabileceğimi bilmesini istemem.

- Sör Jorah, Dothraki dilinde nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.
+ Dothraki dilinde teşekküre karşılık bir kelime yoktur.

Savaş, kız büyütmekten daha kolay.

- Muazzam bir zırh. Bir çizik bile yok.
+ Biliyorum. İnsanlar yıllardır bana sallıyor ama sürekli ıskalıyor gibiler.
- Düşmanlarını akıllıca seçmişsin o zaman.

Bu emrimi yok sayarsa babamla aynı kaderi paylaşacak. Ama ben alacağım başı onun gibi celladıma kestirmem.

 

Dexter Replikleri

2875844-323_7_0_prm_marathon_1024x640[1]

“Vicdan azabı çekmenin amacı, hataları tekrarlamaktan alıkoymak mı?” (Dexter)

” Ben Dexter’ım ve ne olduğumdan emin değilim. İçimde karanlık bir şeyin olduğunu biliyorum ve onu saklıyorum.. Kesinlikle o konuda konuşmuyorum. Fakat o orda, her zaman. Bu karanlık yolcu. Ve kontrolü ele geçirdiğinde kendimi canlı hissediyorum, katî yanlışlığın verdiği heyecanla, yarı hasta hissediyorum. Onunla savaşmıyorum. Savaşmak istemiyorum. O benim sahip olduğum tek şey. Başka hiç bir şey beni sevemez. Hatta kendim bile. Özellikle kendim bile. Yoksa bu karanlık yolcunun söylediği bir yalan mı ? Çünkü son zamanlarda öyle anlar oluyor ki; kendimi başka bir şeye bağlanmış hissediyorum. Başka birine.. .Sanki maske kayıyor ve her şey, insanlar, daha önce önemsiz olan şeyler aniden önemli olmaya başlıyor. Bu beni çok korkutuyor. “ (Dexter)

” Kalbi durdurmanın pek çok yolu vardır: Elektro şok, kötü beslenme, aort’u kesmek…  Kişisel favorimdir. Ama bir tanesinin atmasını sağlamak.. İşte bu ilk defa oluyor. ”(Dexter)

” Bu kaldırımlardan kaç kez geçtim? Güneş yüzüme, serin okyanus esintisi vücuduma çarparken. Rahatlamak için havuza girip, o iki kelimenin tadını çıkarıyorum: “Çocuklar Giremez!” Bu anlar sonsuza dek yok mu olacak? ” (Dexter)

” Tonight is the Night ” (Dexter)

 

” Neler oldu orada öyle ? Freebo’yu öldürmeye gitmiştim ama tamamen yabancı birini öldürdüm. Daha önce kimseyi suçluluğundan emin olacak kadar tanımadan öldürmemiştim. Tümüyle anlık, tümüyle kurallarımın dışında, düşünmeden bir şey yaptım. Biraz önce kimi öldürdüm ben ?  (Dexter)

” Kan asla yalan söylemez “ (Dexter)

Angel: Unutma, neye ihtiyacın olduğunu evrene söyle.
Dexter: Gerçekten birilerini öldürmeye ihtiyacım var.

“Doakes peşimden ayrılmıyor ve kimseyi öldüremiyorum, birini öldürmeye gerçekten ihtiyacım var, ben de bowling oynuyorum. İşin garip tarafı bu işi iyi beceriyorum”(Dexter)

Debra: Banyo senindir.
Dexter: Hep öyleydi.

Boğuluyorum. Sonunda öldürmek için bir şansım oldu, ama yapamadım. İkinci bir şansı ise kaçırdım. Şimdi ise bütün sırlarım su yüzüne çıkıyor. O düzenli, kontrollü, etkili Dexter nerede? Onu nasıl kaybettim? Tekrar nasıl bulabilirim? Dalıyorum. Ama uykuya değil…” (Dexter)

” Kan; Kimi zaman, beni kışkırtır. Kimi zaman karmaşayı kontrol etmemi sağlar. “(Dexter)

Rita: Bağımlı mısın ?
Dex: Evet, bir bağımlılığım var.

- Birçok kişilik arasında gidip geliyorsun, Dexter. Kan analisti, koca, baba, seri katil.
Şimdi de Kyle Butler. Sen hangisisin peki?
+ Hepsiyim.

Güneş batmaya başladığında leş kargaları ortaya çıkar.(Dexter)

..yırtıcıların dünyasında aslan asla çakalı ürkütmez.(Dexter)

Geçmişiniz, geleceğinizin önsözü müdür?(Dexter)

Dışarıdan normal biri gibi görünüyor. Ama tıpkı benim gibi, beyni defolu ve içinde kontrol edemediği bir istek var.(Dexter)

-Debra: Bunu benim için yazdı.
+ “Puta Mala Flaca” sen misin?
Debra: Evet benim..
+”Sıska kaba sürtük” buymuş.

İkimiz de kan içinde doğduk. Değişebileceğimi ailemi güvende tutabileceğimi
sanmıştım. Ama yaptıklarımın hiçbir önemi yokmuş. Kader bu.

67 kişinin ölümünü seyrettim.
Kader anı gelip gözlerinin içine baktığımda onlar da ben de başlarına geleni hak ettiklerini biliyordu.
Peki ya böyle olmazsa? Başına geleni hak etmiyorsan?
Ya hak ettiğin şey beyaz çitli bir bahçede etrafında çocukların ve seni seven kocanla birlikte olmaksa?
Hiç değilse gerçek bir insanla birlikte olmayı hak ederken onun yerine benimle birlikte oluyorsan?

Avlanarak zinde kalıyorum. Konsantre oluyorum.
Ne kadar iyi bir katil olursam o kadar iyi bir baba olurum.

Rutin yaşantına dön. Yakın birini kaybettiğinde
rutin hayat insanı normal hayatına döndürecek bir merdiven olabilir.

Kendimi bildim bileli, kendimi canavar olarak görmeme rağmen
dünya üzerinde var olan kötülüğün derinliğiyle her yüzleşmemde hâlâ çok şaşırıyorum.

Her şeyin bir ilki vardır.
İlk adım, ilk sözcük.
İlk öpücük.
İlk can alma.
Bir şekilde doğru zamanın geldiğini anlarsın.

Deb: Babam bir keresinde bazı insanların ölmeyi hak ettiklerini söylemişti.
Buna inanıyor musun? Bazı insanların ölmeyi hak ettiklerine inanıyor musun?
Dex: Bazı insanlar yaşamayı hak etmiyor.

Ortaklar karşımıza birçok değişik şekilde çıkar.
Birçok çok sebepten ötürü birbirimize bağlanırız.
Fakat ortaklığın yürümesi için bu kişiyi hayatına almakla kalmayıp aynı zamanda onu olduğu gibi kabul etmelisin.

Azize Brigid bizi nurunla çevrele ki dünyamıza karanlıklar hükmetmesin.

Bazen ortaklarımız bizi bulur.
Onları uzat tutmaya çalışsak da hayatımıza girmenin bir yolunu bulurlar.
Ta ki onlara ne kadar ihtiyacımız olduğunu fark edene dek.

Hepimiz bir şeyler saklarız.
Başkalarının görmesini istediğimiz karanlık bir tarafımız vardır.
Bu yüzden her şey yolundaymış gibi davranırız.
Gökkuşağı gibi rengârenk kimliklere bürünürüz.
Belki de böylesi daha iyidir çünkü bu karanlık tarafların bazıları diğerlerinden daha karanlıktır.

Daha büyük bir gücün varlığına pek de inanan biri olmadım asla.
Ama eğer emin olmasaydım, yaptığım şeyi yapmaya devam etmemi isteyen
bir gücün varlığına inanmak zorunda kalırdım.

Annem küçükken bana “Sana güvenen bir insana yalan söyleme.
Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme.” demişti.

- Sen ne istiyorsun, Daryl?
+ Bu zorlu bir soru.
- Evet, öyle.
+ Bu dünyada bu sorunun yanıtını bulmak için var olduğumuzu düşünüyorum.

Leyla ile Mecnun Replikleri

leyla-ile-mecnundan-yeni-proje--15868[1]

Sen beni seversen en güzel gülen ben olurum.(Yavuz)

Klişeden uzak, espiriye çok müsaitim.

Yanlızlık Nedir bilir misin ?
Yalnızlık, gece ayazında sabaha kadar beklemek gibidir,
Isınmak için güneşin doğmasını beklersin, ama o güneş hiçbir zaman doğmaz..
Yalnızlık, bulmadığın sevgiyi başka yerlerde aramak gibidir, Ne yaparsan yap onu bulamayacağını bilirsin,
ama yine de denemekten vazgeçmezsin.. Onun boşluğunu hep başka şeylerle doldurmaya çalışırsın..
Yalnızlık, aynı havayı soluyup ta bi türlü yanyana olamamak gibidir, Aldığın her nefeste onun kokusunu duymak istersin,
ama yapamazsın.. Aldığın her nefes ciğerini acıtmaya başlar..
Yalnızlık dediğin eski bir sandalyenin gıcırdamasıdır yalnızlık.. (İskender)

Bünyamin: Ne olursan ol gel demiş Yunus Emre.
Ekip: Kimmm!
Bünyamin: Aşık Veysel
Ekip: Kimmm!
Bünyamin: Kadırgalı Seda. icon smile Leyla ile Mecnun Replikleri (Dizi 2011   )

Belki başka bir zamanda, başka bir yerde yine yan yanayızdır, ne belli? Bu umut bile yetiyor biliyor musun bazen..

Adamlar bana çay verdi çay! Çay veren adam hiç kötü olur mu?
Aklın mantığın kesiyor mu?

Çocuklarına, zamanında borsada bir ev bir dükkan parası batırdım diye anlatırsın, konu sıkıntısı çekmezsin yani.

Beni neden sevmedin? niye yetmedi seni bu kadar sevmem? Senle uyanıp, senle uyuyakaldığım için mi? Hayallerim, hatıralarım, rüyalarım sen dolu olduğu için mi? Sen üzülsen en çok canı yanacak olan kişi ben olduğum için mi? Sensiz eksik hissettiğim için mi? En ihtiyacım olan kişi olduğun için mi? Senin en ihtiyaç duyduğun insan olmak istediğim için mi? Söylesene neden sevmedin beni ? (Yavuz Hırsız)

Yavuz: Ardına bakma Mecnun.
Mecnun: Kader almaya mı geldi beni benden?
Yavuz: Bunu bir daha sorma Mecnun.
Mecnun: Neden at mı var arkamda?

 

İşveren: iş sizin Leyla Hanım.
İsmail abi: Ne iş sizin mi? ben burada işsizim sen iş sizin mi diyorsun.

Mecnun: Baba gelmişken isteyelim bu kız çok güzel.
İskender: Anan da güzeldi bak n’oldu şimdi!

Arda: telefonun var mı senin konuşalım bi ara. Telefonun varmı versene.
Mecnun: Olmaz mı, dur bakıyım.
Arda: Bu ne yaa, bunları pazarda kiloyla veriyorlar toprağım.

Yavuz: Ardına bakma Mecnun.
Mecnun: Kader almaya mı geldi beni benden?
Yavuz: Bunu bir daha sorma Mecnun.
Mecnun: Neden at mı var arkamda?

Biz ailecek dağcıyız. benim halamı dağa kaldırmışlar.